İnternet Nedir

İnternet Nedir

1969 Yılında küçük bir labaratuarda doğan İNTERNET
bugün 2 milyardan fazla insanın günlük yaşantısının bir parçası,iş hayatının ticari sektörlerin vazgeçilmez kaynaklarından biri haline gelmiştir.İnternet erişimi için yalnızca bilgisayarlarını kullanan en az 1 milyar insan olduğu kabul edilmektedir. Cep telefonu PDA ve benzeri diğer araçlarla internete ulaşan insanların sayısıda kesinlikle bunlardan az değildir. 2008 yılı itibarıyle Türkiyede 26.5 Milyon kişinin düzenli olarak İnternet kullandığı ölçümlenmiştir.
İnternet ve içeriği olağanüstü bir hızla büyüyor,bu hız bazıları için büyüleyici bazıları içinse ürkütücü.İnternetin kullanım oranındaki bu artış SEO gibi yeni iş segmentlerinide oluştrumaya başlamıştır.
İşte internet hakkında sıkça karşılaştığımız ve az bilinen gerçekler.

İNTERNET NE BÜYÜKLÜKTE

2008 Yılı ortasında Google arama motoru sistemlerine kayıtlı 1 Trilyona yakın benzersiz web sayfası bulunduğunu açıklamıştı. Elbette başta google olmak üzere diğer arama motorlarının dizinlerine girememiş olan sayfaları hesaba katarsak bu sayının büyüklüğünü algılamakta gerçekten güçlük çekilmesi son derece doğaldır.Hatta dizinlere giremeyen bu sayfaların internetin % 90’ını oluşturduğu düşünülmektedir ( Buna GÖRÜNMEZ WEB ‘ de denilmektedir ) .
Google 2005 yılında internet üzerinde yaklaşık 5 milyon terabayt veri olduğu tahmininde bulunmuştu.Hemen hergün milyonlarca yeni sayfa İnternet üzerindeki yerini alırken 2010 yılı için aynı tahminin kaç milyar terabaytı geçmiş olabileceğini haydi hep birlikte tahmin etmeye çalışalım…!!!

İNTERNETİ KİM KONTROL EDİYOR

Bu sorunun resmi cevabı ”ELBETTE HİÇ KİMSE ” olmalıydı ama ;
ABD bu konuyada el atmış ve hegamonyası altına almış durumda.Merkezi California Marina Del Ray’de bulunan ICANN ( İnternet Corporation for Assigned Names And Numbers ) ,internet üzerindeki web sitelerinin adreslerini düzenliyor ve uygunluklarını kontrol ediyor.Bu kurumun doğruda ABD hükümetinin Ticaret Bakanlığına hesap vermesi, Çin Rusya ve Avrupa tarafından pekde hoş karşılanmıyor ( Çokda Haksız Sayılmazlar ). Bir düşünelim ; Ülkelerden birisi alan adlarında değişiklik yapmak istiyor ve bunu yapabilmesi içinde ”UYGUNDUR” onayını verecek olansa ABD hükümeti…!!!
İş bununlada kalmıyor ; Diyelimki onay verildi ,değişikliği yine bir ABD şirketi olan VERİSOFT gerçekleştiriyor,üstelik bu değişiklik sırasında bütün veritabanını taşırken aslında dilediği değişikliği yapabilir.
Yani ,teoride bütün ülkeler internet üzerinde eşitken ABD diğerlerinden çok daha fazla eşit..?
En mantıklı çözüm,ICANN’ı ABD hükümetinden bağımsız hale getirip diğer ülkelerden temsilcileride eşit yetkilerle aynı çatı altında toparlamak gibi görünüyor.

İNTERNET KENDİ BAŞINA BUYRUK HALE GELEBİLİRMİ

Amerika yapay zeka araştırmaları enstitüsü başkanı Ben Goertzel,internet’in azda olsa bir ”zihin” gibi davrandığını ve belirli ölçüde bilincede sahip olabileceğini söylüyor.Yapay zeka ve bilinç konularında çalışan Belçikalı uzmanlar da,bilinç kavramını ” Beynin en fazla kaynak kullanan işlevlerinde etkin bir kontrol mekanizması ” olarak açıklıyorlar.İnternete bu kontrol yeteneğini verebilecek bir ” İnce Ayar ” yapılırsa ,sistemin işleyişte sürekli daha iyi hale gelmek için çabalayan,bilgi ve kapasite boşluklarını kendi kendine kapatabilen,kendini yeniden organize edebilen bir sistem durumuna gelebileceği düşünülüyor.
TEK BİR İNTERNETMİ VAR

Evet,enazından şimdilik internet ”tek”.
Aslında TCP/IP tanıdığımız iletişim protokolleriyle bilgisayarları ve iletişim ağlarını birbirine bağlayan internet’in dışında kalan ve farklı protokollerle iletişim kuran bazı geniş ağ bağlantılarıda vardır.
Bazı bülten yada askeri ağlarda kullanılan FidoNet bunlardan biridir.Yinede bildiğimiz internet,kayda deyer büyüklükte olan tek sistem.Ama gelecekte elbette birden fazla internet olabilir.En basitinden,ICANN’ın 2007 de Latince olmayan karakterlerin web adreslerinde kullanımını sonunda serbest bırakması ,dünyanın bazı yerlerindeki sunucuların tanımlayamadığı alan adlarının ortaya çıkmasına neden oldu.Bunun sonucundada özellikle Rusya ve Çin,yakın gelecekte artık internet üzerinde ABD yönetiminden bağımsız olan kendi parçalarına sahip olabiliecekler.
İSTERSEK İNTERNETİ KAPATABİLİRMİYİZ

Hayır… Sunucular,kablolar,uydular,servis sağlayıcılar,kısacası altyapının büyük bir bölümü ”özel” ellerin kontrolü altında.Bazı hükümetler kendi bölgelerindeki bazı servis sağlayıcıların kapatılmasını emretseler bile,insanlar o hükümete hesap vermeyen şirketlerin kontrol ettiği uydu bağlantıları aracılığıyla verilere erişmeye devam edebilirler.Öte yandan,interneti neden kapatmak isteyelim.?
En büyük siber saldırılar bile interneti kapatmaktan daha az zarara neden oluyor.Örneğin,tarihin en büyük siber saldırısı şubat 2007’de gerçekleşti.ve kaçımız bunun farkına vardık..?Bu saldırı dünyadaki tüm internet adreslerini taşıyan 13 kök alanadı sunucusunu ( Root Name Server ) ele geçirmeye yönelikti ve yalnızca ABD ‘ de bulunan 2 sunucu etkilendi,çoğumuzunda bu saldırıdan haberi bile olmadı.
İNTERNET VE ” WWW ” AYNI ŞEYMİ

Hayır… www (World Wide Web ) internetin yalnızca küçük bir kısmı. 1960 ların sonlarında kurulan İnternet,aslında milyonlarca bilgisayar ve kablodan oluşan bir altyapı.Bu altyapıda,çok sayıda dijital alt-ağ bulunuyor.Kısaca web olarak adlandırdığımız www ise bu alt ağlardan sadece biri.
Aslında böyle diyerekte küçümsemiş gibi olmayalım ; 1989 yılında doğan www bilinen en büyük be en ünlü alt-ağ. Her alt-ağ belirli bir iletişim dili (Protokol ) kullanıyor.
Web’de HTTP dilini,FTP,IRC,P2P,HTTPS,SMTP,POP,TELNET ise diğer protokollere örnek olarak verebiliriz.
İNTERNET ÇEVREYE ZARAR VERİRMİ

Bu konuda yazılmış birçok makaleye rastlayabiliyoruz.İnternet’in Karbon izi gerçekten büyümeye başladı.İnterneti yalnızca çalışır durumda tutmak için işleyen güç kaynaklarının yıllık 152 Milyar kilowatt/saat tüketim yaptığı tahmin ediliyor.Bu miktara sunucuların,bilgisayarların ve ek donanımların güç tekitimleride eklenince ortaya şöyle bir sonuç çıkıyor ; İnsan kaynaklı Karbondioksit salınımlarının %2 ‘lik bölümü İnternet kullanımına ait ..! Tabloyu biraz daha yakından inceleyecek olursak,Google’a göre internet üzerinden yapılan tek bir arama sonucunda 200Mg Karbondioksit açığa çıkıyor.
Aynı hesapla 1000 arama yapıldığında , sıradan bir otomobilin 1 KM yol gittiğinde açığa çıkardığı kadar karbondioksit salımı demek.İnternet trafiğinin her yıl ortalama %50 artış gösterdiğini düşünürsek,2020 yılında yıllık karbondioksit salımı 1.4 Gigaton’a yaklaşacak. Bu nedenle artık birçok kurum ” Yeşil Bilgi İşlem ” adı verilen sisteme geçiş yapıyor,daha verimli bilgisayarlar üretiyor yada suyla soğutma gibi alternatif teknolojilere yöneliyor.Kısaca özetlemek gerekirse ; EVET,İNTERNET ÇEVREYE HERGÜN ARTAN BİR HIZLA ZARAR VERİYOR…
İNTERNETİN KARANLIK KÖŞELERİ

Evet,internet üzerinde bazı karadelikler var…
Bu bilgi karadelikleri, evrendeki kuzenleri kadar yok edici değiller,ama yinede çok çeşitli sorunlara yol açabiliyorlar.Bu kara delik alanlarındaki bilgi paketleri aniden yok olabiliyorlar,bu nedenlede gönderdiğiniz bazı e-postalar bazen ortadan kaybolabiliyor yada sürekli ziyaret ettiğiniz web sayfası aniden sebebsiz olarak erişilmez duruma gelebiliyor.İnternet üzerinde yaklaşık 1.500.000 karadelik olduğu tahmin ediliyor.Ne yazıkki,bu karadeliklerin ne zaman nerede karşınıza çıkacağını asla bilemiyorsunuz.Bir diğer sorunda IRC kanalları.İlk etapda insanların bir araya gelerek sohbet etmeleri için kurulan bu kanalların bazılarında artık yasal olmayan alışverişlerin yapıldığı hatta çalıntı kredi kartlarının paylaşıldığı biliniyor.
Birde internetin gerçek karanlık köşeleri var.Güvenlik önlemi alayım derken trafiği tamamen bloke eden hatalı sunucu yada yönlendiriciler nedeniyle ortaya çıkan ve sıklıkla internetin geri kalanına bağlı olmayan bu karanlık köşeler bazen atıl gibi görünen adreslerede ev sahipliği yapabiliyor.Hal böyle olunca , bilgisayar korsanlarıda bu köşeleri kendi amaçları için kullanabiliyorlar.

 

DEEP WEB NEDİR

Türkçe karşılığı net olarak henüz tanımlanmamış internet terimidir. Saklı web, internet; gizli internet,derin web olarak’da adlandırılmaktadırGoogle gibi arama motorlarının ulaşamadığı web sayfalarının tümüne verilen addır. 1996’da yapılan akademik çalışmalarda, bu kategoriye giren sayfaların miktarının, herhangi bir yolla erişilebilecek bütün internet sayfalarının tam 30 katı civarında olduğu belirlenmiştir.Başka bir deyimle mevcut arama motorları (google dahil) total internet’in sadece %4 lük bir bölümünü indexlemiş durumdadır.
Deep web başlı başına bir fenomen, yasadışı birçok emtia yada hizmete ulaşım bu kanaldan sağlanmaktadır, deep web’den veri indirilmesi sonucunda karşınızda kanunları bulacağınızdan hiç şüpheniz olmasın.Deep web, bilinen internet tarayıcıları ile gezilmez kendine özel ( burada güvenliğiniz için açıklama yapmayacağız ) bazı tarayıcılar ile bağlanılır, yasadışı birçok bilgi emtia video ve belgeye ulaşmak mümkün, illede deep web’e gireceğim derseniz bilgisayarınızın muhtemelen ele geçirileceğini unutmayın.Diğer bir efsaneye göre deep web’in hükümetler tarafından özellikle kurulduğu ve böylelikle illegalitenin ve illegal kişilerin daha kolay kontrol altında tutulacağı söylencesi ünlüdür.